AŞIKBABA

AŞIKLIĞI
Aşıkbaba'nın edebi anlayışının ana kaynağı sevgidir. Sevginin pınarı ise gönül pınarıdır.
Yunus Emre'nin
Gönül Çalab'ın tahtı
Çalap Gönüle bahtı
İki cihan betbahtı
Kim gönül yıkar ise...
dörtlüğünde gördüğümüz ilahi ölçü Aşıkbaba'da:
Allah'ı o en son göklerde değil
Çiçeklerde ara, güllerde ara
Gözünü dikip bir yerde değil
Gönüllerde ara, dillerde ara...
derken Yunus'ta gördüğümüz tasavvufi mekanda aradığı yolu bulmanın rahatlığı içindedir. Bunun kaynağı irfana ermek ve arif olabilmenin zorluğunu da çok güzel ortaya koyar. Bunu da:
Eskide kalmamış, arif sözünde
Yaşı kalmamış, bir damla gözünde
Üstadla çırağın iki yüzünde
Dökülmüş itimat, suyu kalmamış...
diyerek zamandan şikayetini çok anlamlı bir biçimde ortaya koymaktadır.
Bu şikayetler O'nun yergilerine de çok güzel yansır. İkinci Dünya Harbi'nin sıkıntılı ve yokluk günlerinde kahveye giden Aşıkbaba'ya şekeri az, açık bir çay ikram edilir. Sonra da kahve ister. Nohut çekimi bir kahve gelir. Bu duruma çok üzülür ve şöyle der:
KOŞMA
Gamı Def'etmeye, kahveye girdim
Edep erkan ile selam verdim
Merhaba diyene, merhaba dedim
Merhaba demiyeni bilenlerdenim
Ben çay istedim sen kantı dayarsın
Şeker yarım koyar, gözüm boyarsın
Çördük Suyu'nu yedi kuruş sayarsın*
Kâr ile zararı bilenlerdenim
Getirdin önüme koydun bir nohut
Dedim oğlum bunu ötede kavurt
Kalkıpta kaçmaya kalmadı vakit
Nohutu kahveyi bilenlerdenim
Nohut ile hoş değildir aramız
Ekstıra kahve içmek töremiz
Bostancıya sattırmayız kereviz
Adabı erkanı bilenlerdenim
Ne yapsın Mustafa böyle kış günü
Canım sıkılıyor evde kış günü
Birkaç kahveci var devlet düşkünü
Düşkünler halinde bilenlerdenim
* Çördük Suyu : Tokat'ta içilen içme sularından birinin adıdır. Merkez Çördük Köyü'nden gelir.
Bir Asırlık Lezzet Destanı: Aşıkbaba
1. Gönül Pınarından İlk Kıvılcım: Aşık Mustafa (1887 - 1925)
Aşıkbaba’nın hikayesi, bir halk ozanının feraseti ve bir gazinin azmiyle başlar. 1887 Tokat doğumlu Aşık Mustafa (İçeloğlu), 12 yıllık askerlik hizmeti ve üç gazilik nişanıyla döndüğü memleketinde, 1925 yılında Sulu Sokak’ta ticaret hayatına atılmıştır. Ozanlık geleneğindeki dürüstlük ilkesini "Allah’ı gönüllerde ara" felsefesiyle birleştiren Aşıkbaba, Tokat’ın en güvenilir lezzet duraklarından biri olmuştur.
2. İkinci Kuşak: Kurumsallaşmanın İlk Adımları (1960 - 1973)
1960’lı yıllarda bayrağı devralan Salih Bey, babasından aldığı bilgi birikimini profesyonel bir vizyona dönüştürmüştür. Bu dönemin en büyük dönüm noktası, 1973 yılında Türkiye Patent Kurumu’ndan alınan ilk marka tescili olmuştur. Bu tescil, yerel bir lezzetin ulusal bir marka olma yolundaki ilk resmi imzasıdır.
3. Üçüncü Kuşak: Modernizasyon ve Endüstriyel Atılım (2000 - 2017)
Markanın bugünkü modern çehresine kavuşması, Muharrem İçeloğlu’nun yönetime geçmesiyle hız kazanmıştır. Babası Salih Bey ile küçük yaşlardan itibaren omuz omuza çalışan Muharrem Bey, 2000 yılında bayrağı resmen devralmıştır.
-
Üretimde Dönüşüm: 2005 yılında Organize Sanayi Bölgesi’ndeki ilk üretim birimini kurmuş; 2011 yılında tesisini 1000 $m^2$ kapalı alana taşıyarak kapasitesini artırmıştır.
-
Global Vizyon: 2017 yılında gerçekleştirilen Katar ihracatı ile Aşıkbaba lezzetlerini sınır ötesine taşımıştır.
4. Dördüncü Kuşak: Gelenek ve Bilimin Buluşması (Günümüz)
Aşıkbaba, bir asırlık mirasını bugün dördüncü kuşak ile geleceğe taşımaktadır. Muharrem İçeloğlu’nun oğlu Taha İçeloğlu, babası ile birlikte omuz omuza çalışarak ailenin ticaret ahlakını akademik bir disiplinle birleştirmektedir.
-
Bilimsel Yaklaşım: Sorumlu Veteriner Hekim ve Üretim Yöneticisi olarak görev yapan Taha İçeloğlu, babası Muharrem Bey ile birlikte asırlık geleneksel reçeteleri en yüksek gıda güvenliği ve hijyen standartlarıyla yönetmektedir.
-
Sürdürülebilir Kalite: Bilimsel yaklaşımla geleneksel ustalığı harmanlayan 4. kuşak, babasının tecrübesinden güç alarak Aşıkbaba’nın Avrupa standartlarındaki üretim tesisinde "çiftlikten sofraya" güvenin teminatı olmaya devam etmektedir.
5. Tescilli Kalite ve Kültürel Miras
Aşıkbaba, bir asırdır sofralara taşıdığı lezzeti bilimsel standartlar ve hukuki tescillerle koruma altına almıştır:
-
Patentli İnovasyon (Bez Sucuk): 2006 yılında Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Bez Sucuk için Patent alınmış, 2011 yılında ise bu özel üretim tekniği "Faydalı Model" tescili ile onaylanmıştır.
-
Coğrafi İşaret (2022): Tokat’ın iklim şartlarında, doğal fermantasyonla sabırla olgunlaştırılan lezzetimiz, 2022 yılında "Coğrafi İşaret" alarak milli bir miras olarak tescillenmiştir.
-
Modern Tesis: 1000 $m^2$ kapalı alanda, Avrupa Birliği normlarına uygun teknolojik altyapı ve uzman veteriner hekim denetimiyle üretim yapılmaktadır.